**
Türkiye, sondaj ve araştırma gemileri için hayati öneme sahip olan Dinamik Konumlandırma Sistemi’ni yerli olarak geliştirdi. Bu yenilikçi sistem, gemilerin çapa kullanmadan sabit kalmasını mümkün kılıyor. 12 Nisan 2026 tarihinde İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) iş birliğiyle gerçekleştirilen proje, deniz araçlarının asılı kalmasını sağlamak üzere tasarlandı. Sondaj, destek ve araştırma gemileri ile kablo döşeme platformları gibi önemli deniz araçları için kritik bir yapı olan bu sistem, dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor.
Geleneksel yöntemlerde gemilerin sabit kalması için zincir ve çapa kullanılmasına rağmen, açık deniz operasyonlarında bu yöntemler yetersiz kalabiliyor. Dinamik Konumlandırma Sistemi, “görünmez çapa” işlevi görerek geminin kendi itki sistemleriyle bulunduğu yerde kalmasını sağlıyor.
İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi Dekanı ve projenin yürütücüsü Prof. Dr. Ömer Kemal Kınacı, sistemin rüzgar, akıntı ve dalga gibi dış etkilere karşı geminin konumunu otomatik olarak koruduğunu belirtti. Kınacı, “Dinamik Konumlandırma Sistemi, çapa kullanmadan geminin bulunduğu konumu ve yönü otomatik olarak sabitleyen gelişmiş bir kontrol sistemidir. Hassas ve yüksek riskli deniz operasyonlarında büyük öneme sahiptir” dedi.
Geliştirilen sistemin yüksek hassasiyetle çalıştığını vurgulayan Kınacı, testlerde dikkat çekici sonuçların elde edildiğini ifade etti. “TPAO’ya ait Sancar gemisinin ölçekli modelinde yaptığımız testlerde, zor koşullarda bile desimetre altı hassasiyet ölçtük. Bu, 80 metre uzunluğundaki bir geminin yaklaşık 1 metrekarelik alan içinde sabit kalabilmesi demektir” diye ekledi. Sistemin, tam ölçekli gemilere entegre edilebilecek seviyeye ulaştığı bildiriliyor.
Kınacı, Dinamik Konumlandırma Sistemlerinin genelde yüksek maliyetli ve ithal çözümlerle sağlandığını belirterek, yerli üretimin stratejik önemine dikkat çekti. “Çevre denizlerimizde yürütmekte olduğumuz sondaj faaliyetleri için bu sistem temel bir ihtiyaç. Dışa bağımlı olmamak en büyük motivasyonumuz” dedi.
Yerli sistemin yalnızca maliyet avantajı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda operasyonel güvenliği artırdığına da değinen Kınacı, dışa bağımlı sistemlerin kriz dönemlerinde risk oluşturduğunu ifade etti. Özellikle savaş ve kriz dönemlerinde GPS sinyallerinin kısıtlanması bu kırılganlığı ortaya koyuyor. Geliştirilen sistem, çoklu sensör ve yerel karar mekanizmalarıyla bu riskleri minimize ediyor.
Kınacı, bu sistemin sadece mevcut ihtiyaçlara değil, geleceğin deniz teknolojilerine de kapı araladığını belirtti. “Bu çalışmayı bir başlangıç olarak görüyoruz. Dinamik Konumlandırma Sistemi, otonom gemilere giden yolda önemli bir aşamadır. Gerçek kazanç, tam otonom gemilerin geliştirilmesiyle elde edilecektir” değerlendirmesinde bulundu. Yerli ve modüler yapısıyla dikkat çeken bu sistemin, ilerleyen dönemlerde uluslararası pazarda rekabetçi bir ürün olma potansiyeline sahip olduğu vurgulandı.